2010 YILI TÜM İNSANLIĞA KUTLU OLSUN... .

ERDOĞAN ASLAN

• 30/11/2007 - HANCI ile HAN DUVARLARI

Gurbetten gelmişim, yorgunum hancı! 
Şuraya bir yatak ser yavaş yavaş..
Aman karanlığı görmesin gözüm! 
Beyaz perdeleri, ger yavaş yavaş. 


Sıla burcu burcu.. İlle ocağım!.. 
Çoluk çocuk hasretinde kucağım..
Sana her şeyimi anlatacağım, 
Otur baş ucuma, sor yavaş yavaş. 


Güç bela bir bilet aldım gişeden; 
Yolculuk başladı Haydarpaşa'dan! 
Hancı n'olur, elindeki şişeden, 
Birkaç yudum daha ver yavaş yavaş!  
 
Ben o gece, hem ağladım, hem içtim, 
İki gün, diyardan diyara uçtum.
Kayseri yolundan, Niğde'yi geçtim; 
Uzaktan göründü, Bor yavaş yavaş.. 
 
Garibim; her taraf bana yabancı, 
Dertliyim; çekinme, doldur be hancı! 
İlk önce kımıldar hafif bir sancı; 
Ayrılık sonradan kor yavaş yavaş..  
 
Bende bir resmi var, yarısı yırtık, 
On yıldır evimin kapısı örtük! 
Garip, bir de sarhoş oldu mu artık; 
Bütün sırlarını der yavaş yavaş..  
 
İşte hancı! Ben, her zaman böyleyim, 
Öteyi ne sen sor, ne ben söyleyim. 
Kaldır artık, boş kadehi neyleyim, 
Şu bizim hesabı, gör yavaş yavaş...
                                   Bekir Sıtkı Erdoğan( 1926 -  ??  )

____________________________________________________________________________

 

              HAN DUVARLARI
 
  Yağız atlar kişnedi, meşin kırbaç şakladı
  Bir dakika araba yerinde durakladı.
  Neden sonra altımda sarsıldı demir yaylar,
  Gözlerimin önünden geçti kervansaraylar...
  Gidiyordum,gurbeti gönlümde duya duya,
  Ulukışla yolundan orta anadolu'ya.
  İlk sevgiye benzeyen ilk acı,ilk ayrılık.
  Yüreğimin yaktığı ateşle hava ılık,
  Gök sarı, toprak sarı, çıplak ağaçlar sarı...
  Arkada zincirlenen yüksek toros dağları,
  Önde uzun bir kışın soldurduğu etekler,
  Sonra dönen,dönerken inleyen tekerlekler...
  Ellerim takılırken rüzgarların saçına,
  Asıldı arabamız bir dağın yamacına.
  Her tarafta yükseklik,her tarafta ıssızlık,
  Yalınız arabacının dudağında bir ıslık.
  Bu ıslıkla uzayan, dönen, kıvrılan yollar,
  Uykuya varmış gibi görünen yılan yollar.
  Başını kaldırarak boşluğu dinliyordu,
  Gökler bulutlanıyor, rüzgar serinliyordu.
  Serpilmeye başladı bir yağmur ince ince,
  Son yokuş noktasında düzlüğe çevrilince.
  Nihayetsiz bir ova sararttı benzimizi,
  Yollar bir şerit gibi ufka bağladı bizi.
  Gurbet beni muttasıl çekiyordu kendine,
  Yol, hep yol, daima yol... bitmiyor düzlük yine,
  Ne civarda bir köy var, ne bir köyün hayali,
  Sonun ademdir diyor insana yolun hali.
  Ara sıra geçiyor bir atlı, iki yayan,
  Bozuk düzen taşların üstünde tıkırdayan
  Tekerlekler yollara bir şeyler anlatıyor,
  Uzun yollar bu sesten silkinerek yatıyor...
  Kendimi kaptırarak tekerleğin sesine
  Uzanmışım, kalmışım yaylının şiltesine.
  Bir sarsıntı..uyandım uzun süren uykudan,
  Geçiyordu araba yola benzer bir sudan.
  Karşıda hisar gibi niğde yükseliyordu,
  Sağ taraftan çıngırak sesleri geliyordu.
  Ağır ağır önümden geçti deve kervanı,
  Bir kenarda göründü beldenin viran hanı.
  Alaca bir karanlık sarmadayken her yeri,
  Atlarımız çözüldü, girdik handan içeri.
  Bir deva bulmak için bağrındaki yaraya,
  Toplanmıştı garipler şimdi kervansaraya.
  Bir noktada birleşmiş vatanın dört bucağı,
  Gurbet çeken gönüller kuşatmıştı ocağı.
  Bir pırıltı gördü mü gözler hemen dalıyor,
  Göğüsler çekilerek nefesler daralıyor.
  Şişesi is bağlamış bir lambanın ışığı,
  Her yüze çiziyordu bir hüzün kırışığı.
  Gitgide bir ayet gibi derinleştiler,
  Yüzlerdeki çizgiler, gözlerdeki çizgiler...
  Yatağımın yanında esmer bir duvar vardı,
  Üstünde yazılarla hatlar karışmışlardı.
  Fani bir iz bırakmış burada yatmışsa kimler,
  Aygın baygın maniler, açık saçık resimler...
  Uykuya varmak için bu hazin günde, erken,
  Kapanmayan gözlerim duvarlarda gezerken
  Birdenbire kıpkızıl birkaç satırla yandı,
  Bu dört mısra değildi, sanki dört damla kandı.
  Ben garip çizgilerle uğraşırken baş başa
  Rastlamıştım duvarda bir şair arkadaşa:
  On yıl var ayrıyım kına dağından
  Baba ocağından yar kucağından
  Bir çiçek dermeden sevgi bağından
  Huduttan hududa atılmışım ben

  Altında da bir tarih: sekiz mart otuz yedi...
  Gözüm imza yerinde başka isim görmedi.
  Artık bahtın açıktır, uzun etme, arkadaş
  Ne hudut kaldı bu gün, ne askerlik ne savaş;
  Araya gitti diye içlenme baharına,
  Huduttan gördüğün şan yetişir yarına...
  Ertesi gün başladı gün doğmadan yolculuk,
  Soğuk bir mart sabahı, buz tutuyor her soluk.
  Ufku tutuşturmadan fecrin ilk alevleri,
  Arkamızda kalıyor şehrin kenar evleri.
  Bulutların ardında gün yanmadan sönüyor,
  Höyükler bir dağ gibi uzaktan görünüyor...
  Yanımızdan geçiyor ağır ağır kervanlar,
  Bir derebeyi gibi kurulmuş eski hanlar.
  Biz bu sonsuz yollarda varıyoruz , gitgide,
  İki dağ arasında boğulan bir geçide.
  Sıkı bir poyraz beni titretirken içimden,
  Geçidi atlayınca şaşırdım sevincimden:
  Ardımda kalan yerler anlaşırken baharla,
  Önümdeki arazi örtüldü şimdi karla.
  Bu geçit sanki yazdan kışı ayırıyordu,
  Burada son fırtına son dalı kırıyordu.
  Yaylımız tüketirken yolları aynı hızla,
  Savrulmaya başladı karlar etrafımızda.
  Karlar etrafı beyaz bir karanlığa gömdü,
  Kar değil gökyüzünden yağan beyaz bir ölümdü..
  Gönlümde can verirken köye varmak emeli,  
  Arabacı haykırdı: "İşte araplı beli "
  Tanrı yardımcı olsun gayri yolda kalana,
  Biz menzile vararak atları çektik hana.
  Bizden evvel buraya inen üç dört arkadaş
  Kurmuştular tutuşan ocağa karşı bağdaş.
  Çıtırdayan çalılar dört cana can katıyor,
  Kimi haydut, kimi kurt masalı anlatıyor...
  Gözlerime Çökerken Ağır Uyku Sisleri
  Çiçekliyor duvarı ocağın akisleri.
  Bu Akisle duvarda çizgiler beliriyor,
  Kalbime ateş gibi şu satırlar giriyor.
  Gönlümü çekse de yarimin hayali
  Aşmaya kudretim yetmez cibali
  Yolcuyum bir yaprak misali
  Rüzgarın önüne katılmışım ben
  Sabahleyin gökyüzü parlak, ufuk açıktı,
  Güneşli bir havada yaylımız yola çıktı...
  Bu gurbetten gurbete giden yolun üstünde
  Ben üç mevsim değişmiş görüyordum üç günde.
  Uzun bir yolculuktan sonra İncesu'daydık,
  Bir handa, yorgun argın, tatlı bir uykudaydık.
  Gün doğarken bir ölüm rüyasıyla uyandım,
  Başucumda gördüğüm şu satırlarla yandım:
  Garibim namıma kerem diyorlar
  Aslımı el almış harem diyorlar
  Hastayım derdime verem diyorlar
  Maraşlı şeyhoğlu satılmışım ben

  Bir kitabe kokusu duyuluyor yazında,
  Korkarım yaya kaldın bu gurbet çıkmazında.
  Ey maraşlı şeyhoğlu, evliyalar adağı,
  Bahtına lanet olsun aşamadınsa bu dağı.
  Az değil senin gibi yurduna,
  Post verenler yabanın hayduduna, kurduna...
  Arabamız tutarken erciyes'in yolunu:
  "Hancı, dedim ,bildin mi maraşlı şeyhoğlu'nu? "
   Gözleri uzun uzun burkulu kaldı bende,
  Dedi:
  - Hana sağ indi, ölü çıktı geçende.
  Yaşaran gözlerimde her şey artık değişti,
  Bizim garip şeyhoğlu buradan geçmemişti...
  Gönlümü maraşlının yaktı kara haberi.
  Aradan yıllar geçti, işte o günden beri,
  Ne zaman yolda bir han rastlasam irkilirim.
  Çünkü sizde gizlenen dertleri ben bilirim.
  Hey köyleri hududa bağlayan yaslı yollar,
  Dönmeyen yolculara ağlayan yaslı yollar.
  Ey garip çizgilerle dolu han duvarları,
  Ey hanların gönlümü sızlatan duvarları...
   
                                                          Faruk Nafiz Çamlıbel    

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz! :: Arkadaşa gönder!

Hakkımda

Emekli öğretmen. bilgisayar sevdalısı.Programlamaya sevdalı

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Blog RSS
spaces Live
Benim blog
Forum
Blog Tagleri
imeem.com
Web Sayfam
Bilgisayar Dünyası
Huzur
ADSL KOTA Öğren
ADSL Test
Şecere
eSnips-Download
Bedavadanindir
Ali Ünüvar
ATAKÖYLÜ

Kategoriler

Arkadaşlar

Blogcu Yardım
turgutibis
Önemli Linkler
  • Telefon Rehberi (İsimle Arama)
  • Telefon Rehberi (No ile Arama)
  • Önemli Telefonlar
  • Telefon İl Alan Kodları
  • Telefon Ülke Alan Kodları
  • Posta Kodları
  • Türk Telekom Fatura Ödeme
  • Avea Kontör Yükle
  • Avea Fatura
  • Turkcell Fatura
  • Telsim Vodafone Fatura
  • Telefon Arıza Kayıt
  • Üniversiteler
  • ÖSYS Sonuçları
  • DMS Sonuçları
  • ÖSS Puanını Hesapla
  • LES Sonuçları
  • TUS Sonuçları
  • ÜDS Sonuçları
  • Açık Öğretim Sonuçları
  • DGS Sonuçları
  • YÖS Sonuçları
  • İşçi Sınav Sonuçları
  • Y.Ö.K. Tez Tarama
  • Kütüphaneler
  • MEB Sınav Sonuçları
  • Tren Saatleri
  • Uçak Saatleri
  • İstanbul Uçak Saatleri
  • Karayoluyla Ulaşım
  • Denizyoluyla Ulaşım
  • Vergi Kimlik Numarası
  • Motorlu Taşıtlar Vergi Dairesi
  • İnternet Vergi Dairesi
  • Sürücü Ceza Puanı
  • Araç Sorgulama
  • Online Pasaport
  • Online İhbar
  • Online Ehliyet
  • Kayıp Şahıslar
  • Emekli Maaş Hesabı
  • Emekli Sicil No
  • Emeklilik Yaşı Hesabı
  • Açıktan Emeklilik Başvurusu
  • Hizmet Süresi Hesabı
  • Evrak Takibi
  • Emekli Maaş Hesabı
  • Sigortalı Bildirim Formu
  • Emeklilik Hesabı
  • Sigortalılık Bilgileri
  • Doğalgaz Fatura Ödeme
  • İski Fatura Ödeme
  • Aski E-Fatura
  • İzsu Fatura Sorgulama
  • TEDAŞ
  • THY Online Bilet
  • TCDD Online Bilet
  • Denizcilik İşletmeleri
  • Biletix
  • My Bilet (Sinema)
  • Maç Biletleri
  • Otogar Telefonları
  • Aşti Firmalar (Ankara)
  • İzmir Otobüs Firmaları
  • Varan Turizm
  • Kamil Koç Turizm
  • Nilüfer Turizm
  • Ulusoy Turizm
  • Milli Piyango
  • Deprem Olan Yerler